Hepsinin teker teker kendine ait bir ruhu ve atan bir kalbi vardır mekanik saatlerin…
Onları anlamak ve koleksiyonunu yapmak zor iştir, sadece zaman yetmez, sadece aşk yetmez, sadece uğraşmak yetmez, sadece para harcamak yetmez, hepsi gerekir.
İnsanoğlu başlangıçtan bu yana zaman denilen anlaşılması zor kavramla uğraşmış, yıldızlara ve güneşe bakarak zamanı anlamaya ve hesaplamaya çalışmış. İlk başta insanlar için sadece yağmurun, karın, soğuğun, sıcağın zamanını bilmek yeterli olsa da mevsimler insanların hayatlarını yönetip, hasat zamanını, göç zamanını, barınma zamanını belirlemek sorun olmuş. Gittikçe daha küçük zaman dilimlerine ihtiyaç duyan insan, zamanın geçişinin en belirgin göstergesi olan günü bölmeye başlamış. İlk olarak Sümerliler, Mısırlılar, Yunanlılar ve Romalılar değişik yöntemler kullanarak zamanı ölçmeye çalışmışlar güneş saati, kum saati, silindirik saatler, kule saatleri, gemici saatleri, camii ve meydan saatleri, mekanik saatler ve son olarak pilli dijital saatlerle…